Yetişkin Kekemeliğinde İkincil Davranışlar

kekemelikterapisindebirterapistvedanısan

Kekemelik denildiğinde çoğu kişinin aklına ilk olarak ses, hece ya da kelime tekrarları; ses uzatmaları veya konuşma sırasında takılmalar gelir. Oysa kekemelik yalnızca konuşmanın akışındaki kesintilerden ibaret değildir. Özellikle yetişkinlerde, zaman içinde bu akıcısızlıklara eşlik eden bazı ek davranışlar da gelişebilir. Bu davranışlara ikincil davranışlar denir.

Yetişkin kekemeliğinde ikincil davranışları anlamak, yalnızca belirtileri tanımak açısından değil; kişinin yaşadığı iletişim yükünü, kaçınmalarını ve duygusal etkilenimini fark etmek açısından da oldukça önemlidir.

İkincil davranış nedir?

İkincil davranışlar, kişinin kekemelik anını kontrol etmek, gizlemek, kolaylaştırmak ya da o andan kurtulmak amacıyla geliştirdiği öğrenilmiş tepkilerdir. Başlangıçta istemsiz ya da anlık gibi görünseler de zamanla alışkanlık haline gelebilirler.

Bir başka ifadeyle, kekemeliğin temel belirtileri konuşma akışındaki bozulmalarken; ikincil davranışlar bu bozulmalara karşı verilen ek tepkilerdir. Kişi çoğu zaman bunları bilinçli olarak seçmez. Ancak zaman içinde “bunu yaparsam kelime çıkar”, “şöyle davranırsam takılma daha az belli olur” gibi deneyimlerle bu davranışlar pekişebilir.

Yetişkinlerde ikincil davranışlar neden gelişir?

Yetişkinlikte görülen ikincil davranışların çoğu, yıllar içinde yaşanan konuşma deneyimlerinin sonucunda ortaya çıkar. Kişi zorlandığı anlarda konuşmasını sürdürmek için bazı yollar geliştirir. Bu yollar kısa vadede işe yarıyor gibi görünse de uzun vadede konuşmayı daha gergin, daha yorucu ve daha kaygı yüklü hale getirebilir.

İkincil davranışların gelişmesinde etkili olabilen bazı durumlar şunlardır:

  • Takılmayı engelleme ya da hızla aşma çabası
  • Konuşurken anlaşılmama veya yargılanma korkusu
  • Belirli kelimelerde, seslerde ya da ortamlarda zorlanma yaşanması
  • Geçmiş olumsuz iletişim deneyimleri
  • Kekemeliği gizleme isteği
  • Artan konuşma kaygısı ve performans baskısı

Yetişkinlerde görülen ikincil davranışlar nelerdir?

İkincil davranışlar kişiden kişiye değişebilir. Bazıları çok belirgin, bazıları ise dışarıdan fark edilmesi daha zor davranışlardır. Genel olarak üç başlık altında düşünülebilir: bedensel hareketler, sözel stratejiler ve kaçınma davranışları.

1. Bedensel ikincil davranışlar

Bunlar, konuşma sırasında takılmayı aşmak için eşlik eden vücut hareketleridir. Örneğin:

  • Göz kırpma veya gözleri sıkıca kapatma
  • Dudakları germe, çeneyi sıkma
  • Başını öne atma ya da yana çevirme
  • Ayağı yere vurma
  • El, kol ya da omuz hareketleri yapma
  • Yumruğu sıkma
  • Nefesi zorlayarak verme
  • Yüz kaslarında belirgin gerilim oluşturma

Bu davranışlar genellikle kelimeyi “itmek”, sesi “çıkarmak” ya da bloktan kurtulmak amacıyla ortaya çıkar.

2. Sözel ikincil davranışlar

Bunlar, kişi zorlandığı kelimeye doğrudan girmek yerine konuşmayı yönetmeye çalışırken ortaya çıkan stratejilerdir. Örneğin:

  • Kelimeden önce “eee”, “şey”, “yani” gibi dolgu sözcükleri kullanma
  • Cümleyi yeniden başlatma
  • Zorlanılan kelimeyi başka bir kelimeyle değiştirme
  • Cümle yapısını son anda değiştirme
  • Çok hızlı konuşarak takılmayı geçmeye çalışma
  • Konuşmadan önce gereksiz bir ses ya da kelime ekleme

Bu tür davranışlar bazen dışarıdan “düşünerek konuşma” gibi algılansa da aslında çoğu zaman takılma beklentisiyle ilişkilidir.

3. Kaçınma davranışları

Yetişkin kekemeliğinde en önemli ikincil örüntülerden biri de kaçınmadır. Kişi zamanla yalnızca kelimelerden değil, bazı konuşma durumlarından da uzak durabilir. Örneğin:

  • Kendi adını söylemekten kaçınma
  • Telefonda konuşmaktan kaçınma
  • Topluluk önünde söz almama
  • Tanışma, sipariş verme, soru sorma gibi durumları erteleme
  • Belirli seslerle başlayan kelimeleri kullanmama
  • Mümkün olduğunca kısa cevaplar verme
  • Konuşma gerektiren sosyal ortamlardan uzaklaşma

Kaçınma, kısa vadede rahatlama sağlayabilir; ancak uzun vadede iletişim özgüvenini azaltır ve kekemelikle ilişkili kaygıyı artırabilir.

İkincil davranışlar neden önemlidir?

İkincil davranışlar yalnızca dışarıdan görülen küçük alışkanlıklar değildir. Çoğu zaman kişinin konuşma üzerindeki mücadelesini gösterir. Bu nedenle önemlidir; çünkü:

  • Konuşmayı daha fazla efor gerektiren hale getirebilir
  • Bedensel gerginliği artırabilir
  • Takılma anını daha zorlayıcı hale getirebilir
  • Kişinin dikkatini söylemek istediği içerikten uzaklaştırabilir
  • Utanç, kaygı ve yetersizlik duygularını besleyebilir
  • Sosyal ve mesleki yaşamı etkileyebilir

Bazı yetişkinler için asıl zorlayıcı olan şey sadece kekemelik değil, ona eşlik eden bu sürekli mücadele halidir.

Yetişkin kekemeliğinde neler yapılabilir?

Yetişkin kekemeliğinde ikincil davranışlar, yalnızca konuşmaya eşlik eden küçük alışkanlıklar değil; çoğu zaman yıllar içinde gelişen bir baş etme biçimidir. Göz kırpma, baş hareketleri, kelime değiştirme, dolgu sözcükler kullanma ya da konuşma ortamlarından kaçınma gibi davranışlar, kişinin iletişimde yaşadığı zorlanmanın görünür parçaları olabilir.

İkincil davranışlar değiştirilemez değildir. Ancak burada amaç yalnızca görünür davranışları ortadan kaldırmak değil, bu davranışların altında yatan gerilim, korku, kaçınma ve kontrol çabasını anlamaktır. Destek süreci bütüncül olmalıdır. Dil ve Konuşma Terapisti’nden alacağınız uygun destek, farkındalık ve terapiyle ikincil davranışların etkisi azaltılabilir; kişi daha rahat, daha işlevsel ve daha özgüvenli bir iletişim süreci geliştirebilir.

Sevgiler…

Dil ve Konuşma Terapisti

H. Bahar Şimşek Bolaç